Mert Gölü ve Karadeniz

Mert Gölü ve Karadenizin kavuştuğu yer Devamı »

Hırçın Karadeniz

Sahilde dinlenmeye çekilmiş sandallar Devamı »

Mert Gölü

Mert Gölü kuş cenneti. Kuğudan leyleğe yüzlerce çeşit kanatlının uğrak yeri Devamı »

Longoz Ormanları

Longoz ormanları nam-ı diğer subasar ormanları Devamı »

İğneada Limanı

Eylülü bekleyen balıkçı tekneleri Devamı »

MEB Kampı plajı

Denizi sığ kumu ince MEB kampı plajı Devamı »

 

Hakan Dedeoğlu : 3.Nükleer Santral Kırıkkale’de (!) kurulacakmış

3.Nükleer Santral Kırıkkale’de (!) kurulacakmış

Toprağının, suyunun, havasının ve en önemlisi de insanının geleceğini koruyamayan bir iradenin, nükleer santraller konusundaki programları planlaması hiç mümkün değildir!

Hakan Dedeoğlu

Hakan Dedeoğlu

Sayın Enerji Bakanı Alaboyun’un ilimizle ilgili olarak televizyonda yaptığı açıklamayı duyunca birçok noktadan üzüldüm. Her şeyden önce ilimizin ismini bile doğru söyleyemeyen, Kırklareli yerine Kırıkkale diyen bir bakanın Kırklareli İlinin sahip olduğu zenginliklerin farkında olması mümkün mü?

“Ben yaptım, oldu” diyen, daha doğrusu bu şekilde düşünen bir iktidarın neler yapabileceğini hayal bile etmek istemiyorum. Daha önceki bakanlar bile nükleer konusunda alıştıra alıştıra bir şeyler söylerken Alaboyun “yangından mal kaçırır” gibi bir açıklama yapmıştır. Bu, iktidarın genel ruh halinin bir yansımadır tabii ama Trakya halkı bu siyaset tarzına prim vermeyecektir.

Sayın Bakan için bölgemizin bir önemi olduğunu düşünmüyorum. 3. Nükleer Santral’in yapılma kararını “oldu bitti”ye getirmek istemesi görüntüsünü ayrıca bir fırsat olarak değerlendirdiğini düşünmek istemiyorum. Ankara’daki patlama sonrasında ortaya çıkan bu olumsuzluk insanımızı çok üzmüştür. Tüm bu olumsuzluklar bitsin derken İğneada gibi bir cennet için nükleer santral açıklaması gerçekten çok kötü bir değerlendirme olmuştur. Bu konuda hükümetin şaka yaptığını düşünüyoruz. Çünkü bir taraftan arıcılık, bağcılık, cevizcilik ve hayvancılık konusunda üreticilere destekler veren bir iktidar diğer tarafta tüm bu doğallıkları yok etme kara rını vermeye çalışan bir iktidar! Şaka gibi..

Bugünkü Görünüm Gazetesi’nde açıklamasını okuduğum Sayın Tuna Soykan doğru söylemiş. Buna eklenmesi gerekenler söz konusu. Bugün başımıza büyükçe bir taş düşmüş gibi algıladığımız meselede taşın düşme nedeni bizleriz aslında! 1/25.000’lik planları onaylarken bu konudaki duruşumuzu ve kararlılığımızı net olarak ortaya koyamayışımız bizi bugünkü gelişmelerin kucağına oturtmuştur. “O günlerde nükleer iddiaları vardı” dendiği günlerin öncesinde dönemin belediye başkanı Tahir Işık önderliğinde Prof. Dr. Tanay Sıtkı Uyar, ben ve birkaç arkadaşımız bir toplantıyla İğneada halkımızı bilgilendirmiştik. Ay rıca iktidar valisinin “nükleer yok” söylemi ne kadar inandırıcı olabilir ki!

Almanya’nın ve diğer ülkelerin nükleer konusunda geçmişte yaptıkları hatalardan dönmeye çalıştıkları görülmektedir. Örneğin, Grohnde Nükleer Santrali 2023’e kadar toplam enerjisinin %28‘ini tedarik ettiği nükleer santralleri kademeli olarak kapatmayı planlayan Almanya’da, 1985’ten beri faaliyette olan 1360 megawattlık enerji üreten basınçlı bir su reaktörü. Yerleşim yerlerinin yanı başında kurulan bu nükleer santralin çocuklarda görülen kanser oranlarını arttırdığının tespit edilmesiyle santrale karşı verilen mücadele ivme kazanmış ve yasa gereği 2021’de kapatılmasına karar verilmiş bir nükleer santraldir. Bu bilincin toplumumuza yerleşmesi çok önemlidir. Böyle hayati kararların halkın onayı alınmadan gerçekleşme sine izin verilmemelidir.

Geçmiş yıllarda “ TEMA Vakfı, Dünya’nın teması olmalıdır” demiştim. Sanırım o gün söylemek istediğimi yeterince anlatamadım. Bu ülkede yaşayanlar olarak toprağımızı, suyumuzu, havamızı ve tüm varlıklarımızı doğallık içerisinde koruyabilmiş olsak hızla kirlenen Dünyamızda olmamız gereken kıymeti kendiliğinden bulmuş olacağız. Yıllardır mücadelesini verdiğimiz tüm alanlarda iktidarın tavrı vurdumduymazlıkla bilinçsizlik arasında kişisel kar hırsına oturmaktadır; tüm güzellikler yok edilmektedir. Uluslararası birçok antlaşma yok sayılarak tahribatlar devam etmektedir. Gelinen noktada da İğneada’nın sahip olduğu güzellikler yok edilmek istenmektedir. Yasa tanımazlık konusunda ödün vermeyen iktidarın, bölgemizde planlad ığı bu projeye son vermesini istiyoruz. Doğal varlıklarımızın daha fazla yok edilmesini istemiyoruz. Ayrıca güneş ülkesi Türkiye’nin yeterince doğal kaynakları kullanabileceği açıktır. Özellikle güneş enerjisini yeterince kullanabilirsek ülke insanımız daha sağlıklı ve mutlu olacaktır.

Son olarak, enerji konusunun ülke bağımsızlığıyla ilişkisi açıktır. Bazı milliyetçi çevrelerin yıllardır nükleer güç olma hevesiyle santral yapılmasında mahsur yok demeleri de çok ilginç. Aynı kişilerin nükleer santralden çıkan atıkların çözümünü dahi planlayamazken kurulmasını istemeleri çok şaşırtıcı bir durumdur. Ayrıca nükleer güç olmak çözüm müdür, buna karar vermek gerekir. Süper güç olmanın peşinde koşarken ölüme gidebiliriz pekala. Bazı konuları iyi düşünmek, görmek ve ona göre ülke koşullarımıza uyarlamamız gerekir. Toprağının, suyunun, havasının ve en önemlisi de insanının geleceğini koruyamayan bir iradenin, nükleer santraller konusun daki programları planlaması hiç mümkün değildir! İktidarın meseleyi bu noktadan değerlendirdiğini düşünmüyorum. Şuanda sorun yok mu, evet var. Deniyor ki dışarıdan gaz, petrol ya da elektrik alıyoruz. Dışa bağımlılığı bitirmek zorundayız. Düşünce olarak güzel, kulağa hoş geliyor. Ancak nükleer santral kurulduğunda uranyumu dışarıdan alacaksak, teknik yönüyle yeterli eleman yoksa ve diğer olumsuzluklar nedeniyle sorunun kökten çözümlendiğini söyleyemeyiz. Bu sevdadan vazgeçmek zorundayız. Gelişmiş birçok ülke nükleerden vazgeçerken ya da kapatma planlarını yaparken bizim santral kaçacakmış gibi acele etmemizin anlamını çıkaramıyorum.

Tam da bu noktada, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Beyin “tamamen milli parkların dışında bir alan” açıklamasının bizi gerçekten çok rahatlattığını ifade etmeliyim(!) Bu bölge tümüyle “doğal koruma alanı” iken bir süre önce mevzuat değişikliğiyle “milli park alanı” ilanıyla yapılan değişikliği gördüğümüzde bir şeylerin döndüğünü ve başımıza taş yağacağını zaten anlamıştık. Algı manipulasyonuyla eğitim seviyesi yüksek bir bölgenin insanıyla dalga geçilmesi çabası gerçekten trajikomik…

Trakya sahipsiz değildir. Bu konu temelinde tüm sivil toplum örgütleri öne çıkacak ve gereğini mutlaka yapacaktır.

TOPRAĞINA SAHİP ÇIK!

Hakan Dedeoğlu – Lüleburgaz
http://www.facebook.com/dedeogluhakan

One Response to Hakan Dedeoğlu : 3.Nükleer Santral Kırıkkale’de (!) kurulacakmış

  1. Kemal beziroğlu dedi ki:

    Turistik enerji kulesi. Çevreci kazançlı enerji üretirken turistik yatırımda çekecektir. Güçlendirilmiş zeplin tipi kule. 30 yıl boyunca güvenli olarak hizmet sunacaktır. 50 metre çaplı helyum balonları alüminyum iskelet ve kompozit kaplamalarla inşa edilir. 150 metre çap 4500 metre yüksekliktedir. 4 adet destek kablosu ile yere sabitlenerek rüzgar dengesi sağlanır. Bu kablolar kulede bulunan teraslara çıkan asansör vazifesi görür. Kulenin merkezinde 50 metre çaplı hava tüneli bulunur. Taban ile tavan arasındaki ısı farkı sayesinde oluşan rüzgar ile elektirik enerjisi üretilir. Araziye dağıtılan rüzgar pervaneleri kule içinde yere yatay olarak yerleştirilir. Nükleer santrallerden daha kısa sürede daha ucuza üretilir. Yılda 1 milyondan fazla turist çeker. Çorluda kurulacak model İstanbul boğazından Çanakkale boğazına dek manzara keyfi sunar. Hürriyet Sabah Sözcü Yeni şafak Radikal vb gazeteler röportaj için kemalenerjiprojesi@gmail.com

Bir Cevap Yazın