Mert Gölü ve Karadeniz

Mert Gölü ve Karadenizin kavuştuğu yer Devamı »

Hırçın Karadeniz

Sahilde dinlenmeye çekilmiş sandallar Devamı »

Mert Gölü

Mert Gölü kuş cenneti. Kuğudan leyleğe yüzlerce çeşit kanatlının uğrak yeri Devamı »

Longoz Ormanları

Longoz ormanları nam-ı diğer subasar ormanları Devamı »

İğneada Limanı

Eylülü bekleyen balıkçı tekneleri Devamı »

MEB Kampı plajı

Denizi sığ kumu ince MEB kampı plajı Devamı »

 

Nefes aldığını hisset! İğneada Longoz Ormanları

Kırklareli deyince aklıma el değmemiş doğadan başka şey gelmiyor. Daha önce Kırklareli’nin Kıyıköy kasabasına gitmiştim. Yolları bozuktu, pek insan eli değmemiş buralara… ‘’Ama böyle daha güzel’’ demiştim. Geçtiğimiz hafta California Ceviz Komisyonu ve Bukla Tur ile bu kez Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı sahil kasabası (belki de orman kasabası demek daha doğru) İğneada ve içinde bulunan 3.155 hektar genişliğindeki Longoz ormanlarını keşfettik. Karadeniz’e kıyısı olan İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı sizi içine çeken, daha önce muhtemelen karşılaşmadığınız bir doğaya sahip. İstanbul’a 3 saat uzaklıkta bulunan İğneada Longoz Ormanları, ‘’neden daha önce gelmedim buraya’’ dedirtiyor. İnsan böyle bir doğa karşısında şaşırıp kalmak, büyülenmek ve uzun uzun nefesler almak dışında pek bir şey yapamıyor. Kelimeler yetmez, mutlaka Longoz ormanlarını siz de keşfetmelisiniz. O zaman gelin California Ceviz komisyonu ile yaptığımız İğneada Longoz ormanları keşfinin detaylarına birlikte bakalım.


Sabahın erken saatlerinde çıktığımız 3 saatlik yolumuzun 2. saatindeki kahvaltı için Demirköy civarında bulunan Taş Mekan’da soluklandık. Yemyeşil bir bahçesi, şömineli iç mekanı olan Taş Mekan’da mis kokulu bir kahvaltı sonrası İğneada’da konaklayacağımız İğneada Resort’e doğru yola devam ettik. İğneada Resort İğneada’nın en konforlu oteli diyebiliriz. Denize sıfır konumu ve odalarının tertemiz oluşu gönlümüzü çeldi. Sırada Longoz ormanlarında yapacağımız 8 km’lik trekking öncesi, hem ceviz hakkında hem de sporcu beslenmesi hakkında bilgi almaya geldi.

Ülkemizdeki ceviz üretimi, ceviz mobilya sevdalısı olduğumuzdan tüketime yeterli olmuyormuş. Bu nedenle aslında yediğimiz cevizlerin büyük çoğunluğu da California Cevizi. Cevizin insan sağlığına olan faydasını araştıran, ceviz üretimini de destekleyen California Ceviz Komisyonu, cevizin sporcu sağılığı için de çok faydalı olduğunu ve mutlaka spordan önce tüketilmesini öneriyor. Bir de mümkünse kabuklu ceviz satın almamızı öneriyorlar. Diyetisyen Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger’in yeni çıkarmış olduğu Renklerle Diyet isimli kitabı hakkında ve cevizin sporcu sağlığına olan yararı üzerine yaptığı sunumda her birbirimiz kendimiz için pek çok yararlı püf noktalar aldık. Ceviz polifenol (çok güçlü antioksidan) ve Omega 3 içeriğiyle, kalp hastalıkları ve kanserden korumada ve kilo kontrolünde etkili, düzenli tüketildiğinde ise iltihaplanma önlemeye yardımcı oluyor. Aynı zamanda spor öncesinde tüketildiğinde tok tutma özelliği de harika! Cevizlerimizi yiyip, yola koyulduk!
Sırada Bukla Tur’un önderliğindeki İğneada Longoz Ormanları keşfinde! İlk günkü rotamız; Bulanık Dere ve Longozu, Hamam Gölü ve Longozu, Saka Gölü Sahili ve Longozu, Bulanık Meşe Ormanını’nı içeren 8 km’lik yürüyüş. Bu el değmemiş, cennet tasviri orman İğneada’a plajı ile birleşiyor. Bahar aylarında henüz denize giren olmadığından oldukça tenhaydı. Solumuzda yemyeşil orman, sağımızda upuzun bir kumsal ve masmavi deniz. Ormanın içini rehbersiz gezmek zaman zaman tehlikeli olabilirmiş. Zira yön tabelası dahi yok burada. Bu nedenle kaybolabilirsiniz. Güzelliği de burada saklı zaten. İğneada’nın kendine has ekolojik yapısı, burnunuza gelen ağaç, ve çimen kokusu, görsel algınızı zorlayacak güzelliği kendisine aşık ettirecek.

Yürüyüş sonrası otelimize döndük ve Diyetisyen İpek Ağaca Özger’in hazırladığı, kas yapısına destek olan ve toparlayıcı kakaolu smoothie’lerimizi içtik. İçerisinde light süt, 2 tam ceviz, 1 küçük muz ve 1 çay kaşığı kakao var. ToparlandıkJ malum yarın 9 km.’lik bir Longoz Ormanları yürüyüşü bizi bekliyordu.

Longoz Ormanları benim hayatımda karşılaştığım en güzel şeylerden biri. Çok duymuştum ama henüz yeni keşfettik! Avrupa’nın 3. büyük longozu olan İğneada Longoz Ormanlarında çok özel bir ekosistem var. Denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistem Longoz. Yalnızca belirli ağaçlar mesela, dişbudak, kızılağaç, bazı bitkiler; göl soğanı, su menekşesi, vs. ve kuşlar örneğin, kara leylek, balıkçıl, vs türleri bu yaşam ortamını tercih ediyor. Mesela yürüyüş boyunca rehberimizin anlattığı ekolojik süreç çok ilginçti. Sarmaşıkların sardığı bazı ağaçlar kuruyup, ölüyor, yıkılıyor. Ve bu kuruyan ağaçlardan düşen parçalar, toprağı besliyor. Bu olmazsa Longoz’da olmuyor. Sıklıkla sel içinde kalıyormuş orman. Özellikle kışın ve bahara geçerken. Bu ekosistemin devamlılığı için en temel koşul, bol suyun devamlı var olmasıymış. Su, getirdiği kil ve organik materyal ile bu sahaların topraklarını mineral ve organik materyal yönünden zenginleştiriyor. Bu nedenle öyle özenle korunuyor ki, gerçekten etrafta ne çöp ne de yapay tek bir şey görmedim. Nadir bir eko sisteme sahip Longoz Ormanları’nı yöre halkı böyle korurken, buraya Nükleer Santral yapılmak isteniyormuş. Dilerim bu fikirden vazgeçerler. Zira ben toprağına bir basmaya kıyamadım.

İkinci gün yine İğneada Resort’te sabah kahvaltımızı yapıp, cevizlerimizi yedikten sonra yola çıktık. Bugünkü rotamız ilk günden daha sık ve yeşil meşe ağaçlarından oluşan bir parkur. Şahin Dere ve Longozu, Gaydaroz Longozu, Korfa Kazalı Meşe Ormanı, Efendi Dere ve Longozu ve Erikli Gölü’nü içeren 9 km’lik yürüyüş gerçekleştirdik. Kartpostal etkisi yaratan Şahin Deresi de bizi hep takip etti sahile kadar. Daha ormana girer girmez ahşap, renkli boyanmış kuş yuvaları dikkatimizi çekti. Bunlar bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında çocuklarca yapılmış. Etraftaki ağaçlar sıklaştıkça, yeşillendikçe onlar da renkleniyordu. Elbette dünden daha fazla kuş sesi de bize eşlik etti. Rehberimiz bugün biraz daha sesiz olmamızı zira çok çeşitli kuş seslerini duyabileceğimizi söyledi. Hatta yürüyüşümüzün ortasında kuş dinleme seansı gerçekleştirdik. Unutulmaz bir andı! Bol bol yürüdük, gökyüzündeki bulutları göremedik, her yer ağaçtı. Kenarda akan dereler, göller… Sanırım ‘’hiç ayrılmak istemediğim’’ bu ormanla ilgili ifade edebileceğim en güzel duygum. Dev bir 9 km’lik yürüyüş, Mert Gölü ve deniz ile birleşiyordu. Burada küçük, oldukça sade ama bir o kadar da olması gerektiği gibi bir işletmede sucuk ekmekle kendimizi ödüllendirdik. Plajda koştuk, gölün dinginliğini ve denizin dalgalarını aynı anda seyrettik. Hava bulutlanınca yağmur da yağdı… Doğa bize o gün çok güzel şeyler sundu…

İğneada Longoz Ormanları planlarınızı daha fazla geciktirmeyin. Mutlaka rotanıza alın ve nefes alın! Bir de Longozu Koruyun!

Daha fazla İğneada Longoz Ormanları yazısı www.kesfettik.com ‘da

http://www.milliyet.com.tr/sevda-serbest/nefes-aldigini-hisset-igneada-tatil-2231240/

Bir Cevap Yazın